Köşe Yazıları

DEDİ-DEMEDİ-DİYOR, KARAR SİZİN.. (KÖŞE YAZISI)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Mustafa TEMİZER  

Ordu İran topraklarını fethetmiş ve yüklü bir ganimetle dönmüştü. Halife Ömer ise ganimetleri Müslümanlara paylaştırmıştı.

 Ömer’in halka duyurmak istedikleri vardı. Bir gün Müslümanların namaz için topladıkları bir saatte mescidi nebevinin ( peygamberin inşa ettiği mescit) mihrabına çıktı ve beni dinleyin diye söze başladı.

O sırada mescitte bulunanlardan birisi : ” Seni dinlemiyorum ya Ömer, önce sırtındaki elbisenin hesabını ver,” diye seslendi.

(Ömer’in sırtında yeni bir elbise vardı. Sahabe onun hesabını soruyordu.) Konuşmanın devamında ise, “Sen benden daha iri cüsselisin, benim payıma düşen kumaşla ben elbise diktiremedim. Sen nasıl diktirdin?” DEDİ.

Halife Ömer :” Ben bugüne bugün Sasani hükümdarlığını yok etmişim, senin gibi bir çapulcuya hesap mı vereceğim. Sen bozguncusun, yakalayın şu bozguncuyu, fitne fesat çıkarıyor, vurun boynunu ya da atın zindana” DEMEDİ.

Gözleri oğlu Abdullah’ı aradı ve Abdullah’tan cevap vermesini istedi. Abdullah ise ayağa kalktı, belinde hançeri vardı ” Sen kim oluyorsun da benim babama hesap soruyorsun. Benim babam İran’ı, Irak’ı, Kudüs’ü, Şam’ı, Mısırı İslam topraklarına kattı. Sasanileri yok etti. Bizans’ı dize getirdi deyip Sahabenin başını gövdesinden ayırmadı. Ganimetten payıma düşeni ben babama verdim, dedi ve yerine oturdu. Sahabe ise : ” Şimdi konuş ya Ömer.” DEDİ.

Mescit çok kalabalıktı. Herkes pür dikkat olayı takip ediyordu. Ne alkışlayan ne yuh çeken vardı. Sahabenin nerdeyse tümü Ömer’i çok seviyordu. Fakat hiç kimse” sen nasıl bizim halifemize iftira atarsın? Sen münafıksın, sen birliğimizi bozmaya çalışıyorsun, sen vatan hainisin ” DEMEDİ.

İŞTE HESAP SORAN YÖNETİLEN, İŞTE HESAP VEREN YÖNETİCİ. İşte hakkını arayan inançlı bir vatandaş, işte vatandaşına şeffaf bir şekilde hesap veren inançlı bir yönetici.

İşte Müslüman olduğunu iddia eden yönetilenlerin ve yönetenlerin örnek alması gereken davranışlar. KARAR SİZİN.

Yalnız şunu bilelim ki ölüm var. Ve ölüm sonrası Allah’ın huzurunda hesap var. Hesap vermeyen yönetici için de; hesap sormayan yönetilen için de HESAP VAR, HESAAAP!

Yarâb! Hesabımızı asan eyle…

Hak ile batıl savaşının kıyamete kadar süreceğini bilen, her alanda yeni bir Milli Mücadelenin şart olduğuna inanan milli kadrolar var. Bunlar 1967 den beri “MİLLETİM UYAN!  Bir millet ıstırap içinde inlerken onun evlatları rahat edemez. Ülkemizin içinde bulunduğu problemler karşısında düşünmeyen beyin, çalışmayan beden, sızlamayan yürek bizden değildir.” DİYOR.

Haktan, hukuktan, adaletten, ilimden, ahlâktan yana olalım. Olayları dinamik tahlil metoduyla yorumlayarak “ Aaaa leyleğe bak! ” oyununa gelmeyelim. Mümin birbirini yıkayan iki el gibidir anlayışı ile doğruları söyleyelim, doğruların yanında yer alalım. İlmi, ahlâkı, dürüstlüğü, hak ve adaleti siyasetin merkezine koyalım DİYOR:

Gerçek anlamda yerli ve milli;

İnsan hak ve hürriyetlerine dayalı HUKUK DEVLETİ

Millî iradenin önündeki engellerin kalktığı DEMOKRASİ

Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK

Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü, herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı KERİM DEVLET

Bilim, hikmet ve erdemle donatılan,sorun üretmeyen, çözüm üreten BİLGE DEVLET ve BİLİM TOPLUMU

Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir ve insanlığın yeni barış medeniyeti

İSLAM RÖNESANSI’nı yöneten güçlü, ileri, mutlu, müreffeh bir MUHTEŞEM TÜRKİYE projemizi birlikte gerçekleştirelim DİYOR.

Elli yıldan beri “Milletim Uyan!” Her alanda “Yeniden Milli Mücadele” çağrısında bulunuyor. MİLLET PARTİSİ’ni tanıyın, üye olun, görev alın, maddi ve manevi katkıda bulunun, başarısı için dua edin DİYOR.

Kurtuluş Savaşı öncesi şartlarla karşı karşıyayız. Tüm sorunların çözümü için milli birlik şarttır. Elli yıldan beri milli birlik çağrısında bulunuyoruz. Birlik olmanın, ittifak etmenin şartlarını açıkça ortaya koyuyoruz. Milli birlik, milli ittifak çağrımıza kulaklarını tıkayan sözde Cumhur İttifakı ve Altılı Masa kurucuları Cumhuriyetimizi, milli ve manevi değerlerimizi istismar edip milletimizi ayrıştırıyor DİYOR.

Kurtuluşumuz her alanda yeni bir milli mücadele ile mümkün olacak.  Aksi halde milletimizin, ailemizin, çocuklarımızın, torunlarımızın ve insanlığın geleceği karartılacak. İştirak etmediğimiz çilesine katlanmadığımız bir kurtuluş mümkün değil. Kurtarıcılar beklemek bize ancak yeni efendiler kazandıracak DİYOR….

Nasılsak öyle idare olduğumuzu, başımıza gelenlerin kendi ellerimizle ettiklerimiz yüzünden olduğunu unutmamak, hesap soran vatandaş, hesap veren yöneticilere layık olmak dileğiyle…

Milletimizin uyanması görev ve sorumluluklarını hatırlaması, milletimizin ve insanlığın kurtuluşuna vesile olacak yeni bir Milli Mücadele içinde olması dilek temenni ve duasıyla… KARAR SİZİN!

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

DEDİ-DEMEDİ-DİYOR, KARAR SİZİN.. (KÖŞE YAZISI)

DEDİ-DEMEDİ-DİYOR, KARAR SİZİN.. (KÖŞE YAZISI)

Mustafa TEMİZER  

Ordu İran topraklarını fethetmiş ve yüklü bir ganimetle dönmüştü. Halife Ömer ise ganimetleri Müslümanlara paylaştırmıştı.

 Ömer’in halka duyurmak istedikleri vardı. Bir gün Müslümanların namaz için topladıkları bir saatte mescidi nebevinin ( peygamberin inşa ettiği mescit) mihrabına çıktı ve beni dinleyin diye söze başladı.

O sırada mescitte bulunanlardan birisi : ” Seni dinlemiyorum ya Ömer, önce sırtındaki elbisenin hesabını ver,” diye seslendi.

(Ömer’in sırtında yeni bir elbise vardı. Sahabe onun hesabını soruyordu.) Konuşmanın devamında ise, “Sen benden daha iri cüsselisin, benim payıma düşen kumaşla ben elbise diktiremedim. Sen nasıl diktirdin?” DEDİ.

Halife Ömer :” Ben bugüne bugün Sasani hükümdarlığını yok etmişim, senin gibi bir çapulcuya hesap mı vereceğim. Sen bozguncusun, yakalayın şu bozguncuyu, fitne fesat çıkarıyor, vurun boynunu ya da atın zindana” DEMEDİ.

Gözleri oğlu Abdullah’ı aradı ve Abdullah’tan cevap vermesini istedi. Abdullah ise ayağa kalktı, belinde hançeri vardı ” Sen kim oluyorsun da benim babama hesap soruyorsun. Benim babam İran’ı, Irak’ı, Kudüs’ü, Şam’ı, Mısırı İslam topraklarına kattı. Sasanileri yok etti. Bizans’ı dize getirdi deyip Sahabenin başını gövdesinden ayırmadı. Ganimetten payıma düşeni ben babama verdim, dedi ve yerine oturdu. Sahabe ise : ” Şimdi konuş ya Ömer.” DEDİ.

Mescit çok kalabalıktı. Herkes pür dikkat olayı takip ediyordu. Ne alkışlayan ne yuh çeken vardı. Sahabenin nerdeyse tümü Ömer’i çok seviyordu. Fakat hiç kimse” sen nasıl bizim halifemize iftira atarsın? Sen münafıksın, sen birliğimizi bozmaya çalışıyorsun, sen vatan hainisin ” DEMEDİ.

İŞTE HESAP SORAN YÖNETİLEN, İŞTE HESAP VEREN YÖNETİCİ. İşte hakkını arayan inançlı bir vatandaş, işte vatandaşına şeffaf bir şekilde hesap veren inançlı bir yönetici.

İşte Müslüman olduğunu iddia eden yönetilenlerin ve yönetenlerin örnek alması gereken davranışlar. KARAR SİZİN.

Yalnız şunu bilelim ki ölüm var. Ve ölüm sonrası Allah’ın huzurunda hesap var. Hesap vermeyen yönetici için de; hesap sormayan yönetilen için de HESAP VAR, HESAAAP!

Yarâb! Hesabımızı asan eyle…

Hak ile batıl savaşının kıyamete kadar süreceğini bilen, her alanda yeni bir Milli Mücadelenin şart olduğuna inanan milli kadrolar var. Bunlar 1967 den beri “MİLLETİM UYAN!  Bir millet ıstırap içinde inlerken onun evlatları rahat edemez. Ülkemizin içinde bulunduğu problemler karşısında düşünmeyen beyin, çalışmayan beden, sızlamayan yürek bizden değildir.” DİYOR.

Haktan, hukuktan, adaletten, ilimden, ahlâktan yana olalım. Olayları dinamik tahlil metoduyla yorumlayarak “ Aaaa leyleğe bak! ” oyununa gelmeyelim. Mümin birbirini yıkayan iki el gibidir anlayışı ile doğruları söyleyelim, doğruların yanında yer alalım. İlmi, ahlâkı, dürüstlüğü, hak ve adaleti siyasetin merkezine koyalım DİYOR:

Gerçek anlamda yerli ve milli;

İnsan hak ve hürriyetlerine dayalı HUKUK DEVLETİ

Millî iradenin önündeki engellerin kalktığı DEMOKRASİ

Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK

Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü, herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı KERİM DEVLET

Bilim, hikmet ve erdemle donatılan,sorun üretmeyen, çözüm üreten BİLGE DEVLET ve BİLİM TOPLUMU

Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir ve insanlığın yeni barış medeniyeti

İSLAM RÖNESANSI’nı yöneten güçlü, ileri, mutlu, müreffeh bir MUHTEŞEM TÜRKİYE projemizi birlikte gerçekleştirelim DİYOR.

Elli yıldan beri “Milletim Uyan!” Her alanda “Yeniden Milli Mücadele” çağrısında bulunuyor. MİLLET PARTİSİ’ni tanıyın, üye olun, görev alın, maddi ve manevi katkıda bulunun, başarısı için dua edin DİYOR.

Kurtuluş Savaşı öncesi şartlarla karşı karşıyayız. Tüm sorunların çözümü için milli birlik şarttır. Elli yıldan beri milli birlik çağrısında bulunuyoruz. Birlik olmanın, ittifak etmenin şartlarını açıkça ortaya koyuyoruz. Milli birlik, milli ittifak çağrımıza kulaklarını tıkayan sözde Cumhur İttifakı ve Altılı Masa kurucuları Cumhuriyetimizi, milli ve manevi değerlerimizi istismar edip milletimizi ayrıştırıyor DİYOR.

Kurtuluşumuz her alanda yeni bir milli mücadele ile mümkün olacak.  Aksi halde milletimizin, ailemizin, çocuklarımızın, torunlarımızın ve insanlığın geleceği karartılacak. İştirak etmediğimiz çilesine katlanmadığımız bir kurtuluş mümkün değil. Kurtarıcılar beklemek bize ancak yeni efendiler kazandıracak DİYOR….

Nasılsak öyle idare olduğumuzu, başımıza gelenlerin kendi ellerimizle ettiklerimiz yüzünden olduğunu unutmamak, hesap soran vatandaş, hesap veren yöneticilere layık olmak dileğiyle…

Milletimizin uyanması görev ve sorumluluklarını hatırlaması, milletimizin ve insanlığın kurtuluşuna vesile olacak yeni bir Milli Mücadele içinde olması dilek temenni ve duasıyla… KARAR SİZİN!

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…